YENİ ÜMİT

EĞİTİM KURUMLARI

T.C.
İSTANBUL İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ
SEM İLKYARDIM
EĞİTİM MERKEZİ

TEMEL İLKYARDIM UYGULAMALARI EĞİTİM KİTABI

1. GENEL İLKYARDIM BİLGİLERİ

İlkyardım nedir?

Herhangi bir kaza veya yaşamı tehlikeye düşüren bir durumda, sağlık görevlilerinin yardımı sağlanıncaya kadar, hayatın kurtarılması yada durumun kötüye gitmesini önleyebilmek amacı ile olay yerinde, tıbbi araç gereç aranmaksızın, mevcut araç ve gereçlerle yapılan ilaçsız uygulamalardır.

 

Acil tedavi nedir?
Acil tedavi ünitelerinde, hasta/yaralılara doktor ve sağlık personeli tarafından yapılan tıbbi müdahalelerdir.

 

İlkyardımcı kimdir?

İlkyardım tanımında belirtilen amaç doğrultusunda hasta veya yaralıya tıbbi araç gereç aranmaksızın mevcut araç gereçlerle, ilaçsız uygulamaları yapan eğitim almış kişi yada kişilerdir.

 

İlkyardım ve acil tedavi arasındaki fark nedir?

Acil tedavi bu konuda ehliyetli kişilerce gerekli donanımla yapılan müdahale olmasına karşın, ilkyardım bu konuda eğitim almış herkesin olayın olduğu yerde bulabildiği malzemeleri kullanarak yaptığı hayat kurtarıcı müdahaledir.

 

İlkyardımın öncelikli amaçları nelerdir?
·
        Hayati tehlikeyi ortadan kaldırmak,

·        Yaşamsal fonksiyonların sürdürülmesini sağlamak,

·        Hasta/yaralının durumunun. kötüleşmesini önlemek,

·        İyileşmeyi kolaylaştırmak.

 

 

İlkyardımın temel uygulamaları nelerdir?

İlkyardım temel uygulamaları  Koruma, Bildirme, Kurtarma (KBK) olarak ifade edilir.
Koruma:
Kaza sonuçlarının ağırlaşmasını önlemek için olay yerinin değerlendirilmesini kapsar. En önemli işlem olay yerinde oluşabilecek tehlikeleri belirleyerek güvenli bir çevre oluşturmaktır.

Bildirme:

Olay / kaza mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde telefon veya diğer kişiler aracılığı ile gerekli yardım kuruluşlarına bildirilmelidir. Türkiye'de ilkyardım gerektiren her durumda telefon iletişimleri, 112 acil telefon numarası üzerinden gerçekleştirilir.
Kurtarma (Müdahale):
Olay yerinde hasta / yaralılara müdahale hızlı ancak sakin bir şekilde yapılmalıdır.

112’nin aranması sırasında nelere dikkat edilmelidir?
·        Sakin olunmalı yada sakin olan bir kişinin araması sağlanmalıdır.

·        112 merkezi tarafından sorulan sorulara net bir şekilde cevap verilmelidir;

·        Kesin yer ve adres bilgileri verilirken, olayın olduğu yere yakın bir caddenin yada çok bilinen bir yerin adı verilmelidir,

·        Kimin, hangi numaradan aradığı bildirilmelidir,

·        Hasta/yaralı(lar)ın adı ve olayın tanımı yapılmalıdır,

·        Hasta/yaralı sayısı ve durumu bildirilmelidir,

·        Eğer herhangi bir ilkyardım uygulaması yapıldıysa nasıl bir yardım verildiği belirtilmelidir,

·        112 hattında bilgi alan kişi, gerekli olan tüm bilgileri aldığını söyleyinceye kadar telefon kapatılmalıdır.

 

İlkyardımcının müdahale ile ilgili yapması gerekenler nelerdir?·        Hasta / yaralıların durumunu değerlendirmek (ABC) ve öncelikli müdahale edilecekleri belirlemek

·        Hasta/yaralının korku ve endişelerini gidermek

·        Hasta/yaralıya müdahalede yardımcı olacak kişileri organize etmek

·        Hasta/yaralının durumunun ağırlaşmasını önlemek için kendi kişisel olanakları ile gerekli müdahalelerde bulunmak

·        Kırıklara yerinde müdahale etmek

·        Hasta/yaralıyı sıcak tutmak

·        Hasta/yaralının yarasını görmesine izin vermemek

·        Hasta/yaralıyı hareket ettirmeden müdahale yapmak

·        Hasta/yaralının en uygun yöntemlerle en yakın sağlık kuruluşuna sevkini sağlamak (112) (Ancak, ağır hasta/yaralı bir kişi hayati tehlikede olmadığı sürece asla yerinden kıpırdatılmamalıdır.)

 

İlkyardımcının özellikleri nasıl olmalıdır?

Olay yeri genellikle insanların telaşlı ve heyecanlı oldukları ortamlardır. Bu durumda ilkyardımcı sakin ve kararlı bir şekilde olayın sorumluluğunu alarak gerekli müdahaleleri doğru olarak yapmalıdır. Bunun için bir ilkyardımcıda aşağıdaki özelliklerin olması gerekmektedir:

·        İnsan vücudu ile ilgili temel bilgilere sahip olmak,

·        Önce kendi can güvenliğini korumak,

·        Sakin, kendine güvenli ve pratik olmak,

·        Eldeki olanakları değerlendirebilmek,

·        Olayı anında ve doğru olarak haber vermek (112’yi aramak),

·        Çevredeki kişileri organize edebilmek ve onlardan yararlanabilmek,

·        İyi bir iletişim becerisine sahip olmak.

Hayat kurtarma zinciri nedir?
Hayat kurtarma zinciri 4 halkadan oluşur. Son iki halka ileri yaşam desteğine aittir ve ilkyardımcının görevi değildir.

1.Halka - Sağlık kuruluşuna haber verme

2.Halka - Olay yerinde yapılan Temel Yaşam Desteği

3.Halka - Ambulans ekiplerince yapılan müdahaleler

4.Halka - Hastane acil servisleridir

 

İlkyardımın ABC si nedir?

Bilinç kontrol edilmeli, bilinç kapalı ise aşağıdakiler hızla değerlendirilmelidir:

A  Hava yolu açıklığının değerlendirilmesi

B  Solunumun değerlendirilmesi ( Bak-Dinle-Hisset)

C  Dolaşımın desteği (Kalp Masajı)

2. HASTA/YARALININ VE OLAY YERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
İlkyardımcının bilmesi gereken ve vücudu oluşturan sistemler nelerdir?

Hareket sistemi: Vücudun hareket etmesini, desteklenmesini sağlar ve koruyucu görev yapar. Hareket sistemi şu yapılardan oluşur:

·        Kemikler

·        Eklemler

·        Kaslar

Dolaşım sistemi: Vücut dokularının oksijen, besin, hormon, bağışıklık elemanı ve benzeri elemanları taşır ve yeniden geriye toplar. Dolaşım sistemi şu yapılardan oluşur:

·        Kalp

·        Kan damarları

·        Kan

Sinir sistemi: Bilinç, anlama, düşünme, algılama, hareketlerinin uyumu, dengesi ve solunum ile dolaşımı sağlar. Sinir sistemi şu yapılardan oluşur:

·        Beyin

·        Beyincik

·        Omurilik

·        Omurilik soğanı

Solunum sistemi: Vücuda gerekli olan gaz alışverişi görevini yaparak hücre ve dokuların oksijenlenmesini sağlar. Solunum sistemi şu organlardan oluşur:

·        Solunum yolları

·        Akciğerler

Boşaltım sistemi: Kanı süzerek gerekli maddelerin vücutta tutulması, zararlı olanların atılması görevlerini yaparak vücutta iç dengeyi korur. Boşaltım sistemi şu organlardan oluşur:

·       İdrar borusu

·        İdrar kesesi

·        İdrar kanalları

·        Böbrekler

Sindirim sistemi: Ağızdan alınan besinlerin öğütülerek sindirilmesi ve kan dolaşımı vasıtasıyla vücuda dağıtılmasını sağlar. Sindirim sistemi şu organlardan oluşur:

·        Dil ve dişler

·        Yemek borusu

·        Mide

·        Safra kesesi

·        Pankreas

·        Bağırsaklar

Hasta/yaralının değerlendirilmesinin amacı nedir?

·        Hastalık yada yaralanmanın ciddiyetini değerlendirmek

·        İlkyardım önceliklerini belirlemek

·        Yapılacak ilkyardım yöntemini belirlemek

·        Güvenli bir müdahale sağlamak

 

Hasta/yaralının ilk değerlendirilme aşamaları nelerdir?

Hasta/yaralıya sözlü uyaran yada hafifçe omzuna dokunarak “iyi misiniz?” diye sorularak bilinç durumu değerlendirmesi yapılır. Bilinç durumunun değerlendirilmesi daha sonraki aşamalar için önemlidir. Buna göre hasta/yaralının ilk değerlendirilme aşamaları şunlardır:

A. Havayolu açıklığının değerlendirilmesi:

·      Özellikle bilinç kaybı olanlarda dil geri kaçarak solunum yolunu tıkayabilir yada kusmuk, yabancı cisimlerle solunum yolu tıkanabilir. Havanın akciğerlere ulaşabilmesi için hava yolunun açık olması gerekir.

·        Hasta/Yaralının yanına diz çökülür.

·        Hasta/Yaralının kravat, yakasını açılır.

·        Hava yolu açıklığı sağlanırken hasta/yaralı baş, boyun, gövde ekseni düz olacak şekilde yatırılmalıdır.

·        Bilinç kaybı belirlenmiş ise ağız içi önce göz ile daha sonra işaret parmağı yandan ağız içine sokularak bir çengel gibi kullanılarak diğer yandan çıkartılmak suretiyle kontrol edilmeli, ardından yabancı cisim varsa bir bez aracılığı ile çıkarılmalıdır.

·        Daha sonra bir el hasta/yaralının alnına konarak, diğer elin 2-3 parmağı ile çene tutularak baş geriye doğru itilip Baş-Çene pozisyonu verilir. Bu işlemler sırasında sert hareketlerden kaçınılmalıdır.

 

 B. Solunumun değerlendirilmesi:

İlkyardımcı, başını hasta/yaralının göğsüne bakacak şekilde yan çevirerek yüzünü hasta/yaralının ağzına yaklaştırır, Bak-Dinle-Hisset yöntemi ile solunum yapıp yapmadığını 5 saniye süre ile değerlendirir.

·        Göğüs kafesinin solunum hareketini gözleme. 

·        Eğilerek yüzünü hastanın ağzına yaklaştırarak solunumu dinleme ve soluğu yanağında hissetmeye çalışma.

·        El ile göğüs kafesinin hareketlerini hissetmeye çalışma.

Solunum yoksa derhal yapay solunuma başlanır.

 

 C. Dolaşım desteği (Kalp Masajı):

Bu aşamaya kadar canlılık belirtisi yoksa hasta/yaralı sert bir zemin üzerine yatırılır, derhal dış kalp masajına başlanır. 

İlk değerlendirme sonucu hasta/yaralının bilinci kapalı fakat solunumu varsa derhal koma pozisyonuna getirerek diğer yaralılar değerlendirilir.

Hasta/yaralının ikinci değerlendirmesi nasıl olmalıdır?

İlk muayene ile hasta/yaralının yaşam belirtilerinin varlığı güvence altına alındıktan sonra ilkyardımcı ikinci muayene aşamasına gelerek baştan aşağı muayene yapar. İkinci değerlendirme aşamaları şunlardır :

 

Görüşerek bilgi edinme:

·        Kendini tanıtır,

·        Hasta/yaralının ismini öğrenir ve adıyla hitap eder,

·        Hoşgörülü ve nazik davranarak güven sağlar,

·        Hasta/yaralının endişelerini gidererek rahatlatır,

·        Olayın mahiyeti, koşulları, kişisel özgeçmişleri, sonuç olarak ne yedikleri, kullanılan ilaçlar ve alerjinin varlığı sorularak öğrenilir.

 

Baştan aşağı kontrol yapılır:

·        Bilinç düzeyi, anlama, algılama

·        Solunum sayısı, ritmi, derinliği

·        Nabız sayısı, ritmi, şiddeti

·        Vücut veya cilt ısısı, nemi, rengi

 

Baş: Saç, saçlı deri, baş ve yüzde yaralanma, morluk olup olmadığı, kulak yada burundan sıvı yada kan gelip gelmediği değerlendirilir, ağız içi kontrol edilir.

Boyun: Ağrı, hassasiyet, şişlik, şekil bozukluğu araştırılır. Aksi ispat edilinceye kadar boyun zedelenmesi ihtimali göz ardı edilmemelidir.

Göğüs kafesi: Saplanmış cisim, açık yara, şekil bozukluğu yada morarma olup olmadığı, hafif baskı ile ağrı oluşup oluşmadığı, kanama olup olmadığı değerlendirilmelidir. Göğüs kafesi genişlemesinin normal olup olmadığı araştırılmalıdır. Göğüs muayenesinde eller arkaya kaydırılarak hasta/yaralının sırtı da kontrol edilmelidir.

Karın boşluğu: Saplanmış cisim, açık yara, şekil bozukluğu, şişlik, morarma, ağrı yada duyarlılık olup olmadığı ve karnın yumuşaklığı değerlendirilmelidir. Eller bel tarafına kaydırılarak muayene edilmeli, ardından kalça kemiklerinde de aynı araştırma yapılarak kırık yada yara olup olmadığı araştırılmalıdır.

Kol ve bacaklar: Kuvvet, his kaybı varlığı, ağrı, şişlik, şekil bozukluğu, işlev kaybı ve kırık olup olmadığı, nabız noktalarından nabız alınıp alınmadığı değerlendirilmelidir.

İkinci değerlendirmeden sonra mevcut duruma göre yapılacak müdahale yöntemi seçilir.

Olay yerini değerlendirmenin amacı nedir?

·        Olay yerinde tekrar kaza olma riskini ortadan kaldırmak,

·        Olay yerindeki hasta/yaralı sayısını ve türlerini belirlemek.

Olay yerinin hızlı bir şekilde değerlendirilmesinin ardından yapılacak müdahaleler planlanır.

 

Olay yerinin değerlendirilmesinde yapılacak işler nelerdir?

Herhangi bir olay yerinin değerlendirilmesinde aşağıdakiler mutlaka yapılmalıdır:

·        Kazaya uğrayan araç mümkünse yolun dışına ve güvenli bir alana alınmalı, kontağı kapatılmalı, el freni çekilmeli, araç LPG’li ise aracın bagajında bulunan tüpün vanası kapatılmalıdır.

·        Olay yeri yeterince görünebilir biçimde işaretlenmelidir. Kaza noktasının önüne ve arkasına gelebilecek araç sürücülerini yavaşlatmak ve olası bir kaza tehlikesini önlemek için uyarı işaretleri yerleştirilmelidir. Bunun için üçgen reflektörler kullanılmalıdır.

·        Olay yerinde hasta/yaralıya yapılacak yardımı güçleştirebilecek veya engelleyebilecek meraklı kişiler olay yerinden uzaklaştırılmalıdır.

·        Olası patlama ve yangın riskini önlemek için olay yerinde sigara içilmemelidir.

·        Gaz varlığı söz konusu ise oluşabilecek zehirlenmelerin önlenmesi için gerekli önlemler alınmalıdır.

·        Ortam havalandırılmalıdır.

·        Kıvılcım oluşturabilecek ışıklandırma veya çağrı araçlarının kullanılmasına izin verilmemelidir.

·        Hasta/yaralı yerinden oynatılmamalıdır.

·        Hasta/yaralı hızla yaşam bulguları yönünden (ABC) değerlendirilmelidir.

·        Hasta/yaralı kırık ve kanama yönünden değerlendirilmelidir.

·        Hasta/yaralı sıcak tutulmalıdır.

·        Hasta/yaralının bilinci kapalı ise ağızdan hiçbir şey verilmemelidir.

·        Tıbbi yardım istenmelidir (112).

·        Hasta/yaralının endişeleri giderilmeli, nazik ve hoşgörülü olmalıdır.

·        Hasta/yaralının paniğe kapılmasını engellemek için yarasını görmesine izin verilmemelidir.

·        Hasta/yaralı ve olay hakkındaki bilgiler kaydedilmelidir.

·        Yardım ekibi gelene kadar olay yerinde kalınmalıdır.

3. TEMEL YAŞAM DESTEĞİ

Solunum ve kalp durması nedir?

Solunum durması: Solunum hareketlerinin durması nedeniyle vücudun yaşamak için ihtiyacı olan oksijenden yoksun kalmasıdır. Hemen yapay solunuma başlanmaz ise bir süre sonra kalp durması meydana gelir.

 

Kalp durması: Bilinci kapalı kişide büyük arterlerden nabız alınamaması durumudur. Kalp durmasına 5 dakika içinde müdahale edilmezse dokuların oksijenlenmesi bozulacağı için beyin hasarı oluşur.

 

Temel Yaşam Desteği nedir?

Hayat kurtarmak amacı ile hava yolu açıklığı sağlandıktan sonra, solunumu ve/veya kalbi durmuş kişiye yapay solunum ile akciğerlerine oksijen gitmesini, dış kalp masajı ile de kalpten kan pompalanmasını sağlamak üzere yapılan ilaçsız müdahalelerdir.

 

Temel yaşam desteğine başlarken eğer çevrede biri varsa hemen 112 aratılmalıdır. Boğulmalarda, bilinçsiz olan bebek ve çocuklarda ilkyardımcı yalnız ise 30:2 kalp basısı uygulamasını 5 tur tekrarından sonra kendisi yardım (112) çağırmalıdır.

 

Hava yolunu açmak için Baş-Çene pozisyonu nasıl verilir?

Bilinci kapalı bütün hasta/yaralılarda solunum yolu kontrol edilmelidir. Çünkü  dil geriye kayabilir yada herhangi bir yabancı madde solunum yolunu tıkayabilir. Ağız içi kontrol edilerek temizlendikten sonra hastaya baş-çene pozisyonu verilir.

Bunun için ;

·        Bir el alına yerleştirilir,

·        Diğer elin iki parmağı çeneye yerleştirilir,

·        Baş geriye doğru itilir.

·        Böylece dil yerinden oynatılarak hava yolu açıklığı sağlanmış olur.

Yapay solunum nasıl yapılır?

·        Hasta/yaralının hava yolu açıldıktan sonra, solunum Bak-Dinle-Hisset yöntemi ile 5 saniyede değerlendirilir,

·        Solunum yoksa tıbbi yardım istenir (112),

·        Hemen yapay solunuma başlanır. YAPAY SOLUNUMA BAŞLAMADAN ÖNCE SOLUNUMUN OLMADIĞINDAN KESİNLİKLE EMİN OLUNMALIDIR!

·        Ağızdan ağza tekniği için hasta/yaralıya Baş-Çene pozisyonu verilir,

·        Alnının üzerine koyulan elin baş ve işaret parmakları ile burun kanatları hava çıkmayacak şekilde kapatılır,

·        İlkyardımcı, hasta/yaralının ağzını içine alacak şekilde kendi ağzı ile kavrar,

·        Hasta akciğerine 400-600 ml hava gidecek şekilde ağızdan her biri 1 saniye üzerinde hastanın göğsünü yükseltmeye yarayacak kadar iki (2) hayat kurtarıcı nefes verilir,

·        Havanın geriye çıkıp çıkmadığı kontrol edilir.

·        Bu şekilde verilen hava hayati organları koruyacak yeterli oksijene (%16-18) sahiptir,

·        Bebeklerde ve çene kilitlenmesi gibi durumlarda yetişkinlerde, yapay solunum ağızdan buruna hava verilerek yapılmalıdır,

·        İlkyardımcı kendini korumak için yapay solunum sırasında ince bir tülbent, gazlı bez gibi araçlar kullanabilir.

Dış kalp masajı nasıl yapılır?

·        Temel yaşam desteğine başlarken eğer çevrede biri varsa hemen 112 aratılmalıdır. Boğulma ve Bilinçsiz olan bebek ve çocuklarda ilkyardımcı yalnız ise 30:2 kalp basısı uygulamasını 5 tur tekrarından sonra kendisi yardım (112) çağırmalıdır.

·        Hasta/Yaralı sert bir zemine yatırılır.

·        Yetişkin ve Çocuklarda göğüsün merkezi (göğüs kemiğinin alt ve üst ucunun ortası) belirlenir.

·        Bir elin topuğu göğüs merkezine yerleştirilir. Bu elin üzerine diğer el yerleştirilir.

·        Her iki el parmakları birbirine geçirilir ve hastaya temas etmemesine dikkat edilir. Eller sabit tutulmalıdır. Dirsekler ve omuz düz ve hasta/yaralının vücuduna dik tutulacak şekilde tutulmalıdır.

·        Vücut ağırlığı ile kaburga kemikleri 4-5 cm içe çökecek şekilde (yandan bakıldığında göğüs yüksekliğinin 1/3’ü kadar ) ritmik olarak sıkıştırma-gevşetme şeklinde bası uygulanır. Dakikada 100 bası uygulanmalıdır.

·        Dış kalp masajı 1 yaşın altındaki bebeklerde göğüs kemiği alt ucuna iki parmakla, göğüs kemiği 1-1,5 cm içe çökecek şekilde dakikada 100 bası olarak yapılır. 1-8 yaşına kadar çocuklarda tek elle 2.5-5 cm çökecek şekilde yapılmalıdır (yandan bakıldığında göğüs yüksekliğinin 1/3’ü kadar).

·        Yapay solunum ve dış kalp masajı birlikte uygulandığında , yetişkinlerde tek yada iki ilkyardımcı ile 30:2 olarak uygulanır.

·        Temel yaşam desteğine sağlık personeli gelinceye kadar devam edilmelidir.

Çocuklarda (1-8 yaş) Temel Yaşam Desteği nasıl yapılır?
 

·        Çocuğa önce Baş-Çene Pozisyonu verilir,

·        Çocuğun hava yolu açıldıktan sonra, solunum Bak-Dinle-Hisset yöntemi ile 5 saniyede değerlendirilir,

·        Solunum yoksa tıbbi yardım istenir (112),

·        Çocuğa önce Baş-Çene Pozisyonu verilir,

·        Hemen yapay solunuma başlanır. YAPAY SOLUNUMA BAŞLAMADAN ÖNCE SOLUNUMUN OLMADIĞINDAN KESİNLİKLE EMİN OLUNMALIDIR!

·        Yapay solunum ağızdan ağza yada ağızdan ağız ve buruna tekniği ile çocuğun yaşı ve yüzünün büyüklüğüne göre gerçekleştirilir,

·        Yapay solunuma iki kez hava üflenerek başlanır ve tıbbi yardım istenir (112),

·        Yapay solunum dakikada 15-20 olacak şekilde yapılır,

·        Kalp masajı tek elle veya erişkinler gibi 2 elle basılarak yapılır,

·        Bası noktası yetişkinlerde olduğu gibi belirlenir.

·        Çocuklarda dakikada 100 bası uygulanır,

·        Bası gücü ise göğüs boşluğu 2.5-5 cm çökecek şekilde (yandan bakıldığında göğüs yüksekliğinin 1/3’ü kadar) ,

·        Çocuklarda bir yada iki ilkyardımcı ile erişkinlerdeki gibi 30/2 olacak şekilde uygulama yapılır.

Bebeklerde (0-1 yaş) Temel Yaşam Desteği nasıl yapılır?

  • Bebeğin topuğuna hafifçe vurularak bilinç kontrolü yapılır,

    Çocuğun hava yolu açıldıktan sonra, solunum Bak-Dinle-Hisset yöntemi ile 5 saniyede değerlendirilir,

    Solunum yolunun açılması için bebeğe Baş-Çene pozisyonu verilir (bebeğin başı hafifçe itilir). Başın fazla gerdirilmesi solunum yollarını tıkayıp olumsuz sonuçlar yaratabileceğinden başa hafif bir eğim vermek son derece önemlidir!

    Temel yaşam desteğine başlarken eğer çevrede biri varsa hemen 112 aratılmalıdır. Bilinçsiz olan ilkyardımcı yalnız ise 5 kurtarıcı solunumdan sonra 30:2 kalp basısı uygulamasını 5 tur tekrarından sonra kendisi yardım (112) çağırmalıdır.

    Yapay solunuma başlanırken ilkyardımcı ağzını bebeğin ağzı ve burnunun üstüne yerleştirilmelidir,

    Üflemenin ayarı bebeğin göğsünün kalkış hareketlerine göre olmalıdır, bebeğin akciğerlerinin alacağından daha fazla hava üflenmemelidir,

    Solunum sıklığı dakikada 20-25 olmalıdır,

    Bebeğin iki memesi arasında hayali bir çizgi olduğu varsayılarak bu çizginin orta noktasında göğüs kemiği tespit edilir. Buraya iki parmağı bastırmak suretiyle kalp masajına başlanır,

    Kalp masajı göğüs kemiği 1-1.5 cm içeri çökecek şekilde yapılır,

    Bebeklere de dakikada 100 bası uygulanır,

    Bebeklerde de kalp masajı ve yapay solunum sayısı 30/2 olacak şekilde uygulanır.

    Temel Yaşam Desteğine yaşamsal refleksleri veya tıbbi yardım gelene kadar kesintisiz devam edilir.

    Hava yolu tıkanıklığı nedir?

    Hava yolunun, solunumu gerçekleştirmek için gerekli havanın geçişine engel olacak şekilde tıkanmasıdır. Tıkanma tam tıkanma yada kısmi tıkanma şeklinde olabilir.

Hava yolu tıkanıklığı belirtileri nelerdir?

Tam tıkanma belirtileri:

 

Nefes alamaz,

Acı çeker, ellerini boynuna götürür,

Konuşamaz,

Rengi morarmıştır,

Bu durumda Heimlich Manevrası (=Karına bası uygulama) yapılır .

Kısmi tıkanma belirtileri:

 

Öksürür

Nefes alabilir

Konuşabilir
Bu durumda hastaya dokunulmaz, öksürmeye teşvik edilir.

Tam tıkanıklık olan kişilerde Heimlich Manevrası (=Karına bası uygulama) nasıl uygulanır?
 

Bilinci yerinde olan(=bilinci açık) kişilerde Heimlich manevrası:

 

Hasta ayakta yada oturur pozisyonda olabilir,

Arkadan sarılarak gövdesi kavranır,

Bir elin baş parmağı midenin üst kısmına, göğüs kemiği altına gelecek şekilde yumruk yaparak konur. Diğer el ile yumruk yapılan el kavranır,

Kuvvetle arkaya ve yukarı doğru bastırılır,

Bu hareket 5-7 kez yabancı cisim çıkıncaya kadar tekrarlanır,

Tıbbi yardım istenir (112).

Bebeklerde tam tıkanıklık olan hava yolunun açılması:

 

·        Bebek ilkyardımcının bir kolu üzerine ters olarak yatırılır,

·        Başparmak ve diğer parmakların yardımıyla bebeğin çenesi kavranarak boynundan tutulur ve yüzüstü pozisyonda öne doğru eğilir,

·        Baş gergin ve gövdesinden aşağıda bir pozisyonda tutulur,

·        5 kez el bileğinin iç kısmı ile bebeğin sırtına kürek kemiklerinin arasına hafifçe vurulur,

·        Diğer kolun üzerine başı elle kavranarak sırtüstü çevrilir,

·        Yabancı cismin çıkıp çıkmadığına bakılır,

·        Çıkmadıysa başı gövdesinden aşağıda olacak sırtüstü şekilde tutulur,

·        5 kez iki parmakla göğüs kemiğinin alt kısmından karnın üs kısmına baskı uygulanır,

·        Yabancı cisim çıkana kadar devam edilir,

·        Tıbbi yardım istenir (112).

 

 

4. KANAMALARDA İLKYARDIM

 

 

Kanama nedir?

Damar bütünlüğünün bozulması sonucu kanın damar dışına (vücudun içine veya dışına doğru) doğru akmasıdır. Kanamanın ciddiyeti aşağıdaki durumlara bağlıdır:

 

·        Kanamanın hızına,

·        Vücutta kanın aktığı bölgeye,

·        Kanama miktarına,

·        Kişinin fiziksel durumu ve yaşına.

 

 Kaç çeşit kanama vardır?

Vücutta kanın aktığı bölgeye göre 3 çeşit kanama vardır :

 

Dış kanamalar: Kanama yaradan vücut dışına doğru olur.

İç kanamalar: Kanama vücut içine olduğu için gözle görülemez.

Doğal deliklerden olan kanamalar:Kulak, burun, ağız, anüs, üreme organlarından olan kanamalardır.

Kanama arter(atar damar), ven(toplar damar) yada kılcal damar kanaması olabilir. Arter kanamaları kalp atımları ile uyumlu olarak kesik kesik akar ve açık renklidir. Ven kanamaları ise koyu renkli ve sızıntı şeklindedir. Kılcal damar kanaması küçük kabarcıklar şeklindedir.

Kanamanın değerlendirilmesinde, şok belirtilerinin izlenmesi çok önemlidir.

 

Kanamalarda ilkyardım uygulamaları nelerdir?

Dış kanamalarda ilkyardım:

 

·        Hasta/yaralının durumu değerlendirilir (ABC),

·        Tıbbi yardım istenir (112),

·        Yara yada kanama değerlendirilir,

·        Kanayan yer üzerine temiz bir bezle bastırılır,

·        Kanama durmazsa ikinci bir bez koyarak basıncı arttırılır,

·        Gerekirse bandaj ile sararak basınç uygulanır,

·        Kanayan yere en yakın basınç noktasına baskı uygulanır,

·        Kanayan bölge yukarı kaldırılır,

·        Çok sayıda yaralının bulunduğu bir ortamda tek ilkyardımcı varsa, yaralı güç koşullarda bir yere taşınacaksa, uzuv kopması varsa ve/veya baskı noktalarına baskı uygulamak yeterli olmuyorsa turnike uygulanır,

 

·        Şok pozisyonu verilir,

·        Sık aralıklarla (2-3 dakikada bir) yaşam bulguları değerlendirilir,

·        Kanayan bölge dışarıda kalacak şekilde hasta/yaralının üstü örtülür,

·        Yapılan uygulamalar ile ilgili bilgiler (turnike uygulaması gibi) hasta/yaralının üzerine yazılır,

·       Hızla sevk edilmesi sağlanır.

  

Vücutta baskı uygulanacak noktalar nelerdir?

Atardamar kanamalarında kan basınç ile fışkırır tarzda olur. Bu nedenle, kısa zamanda çok kan kaybedilir. Bu tür kanamalarda asıl yapılması gereken, kanayan yer üzerine veya kanayan yere yakın olan bir üst atardamar bölgesine baskı uygulanmasıdır. Vücutta bu amaç için belirlenmiş baskı noktaları şunlardır:

 

1-Boyun                                 : Boyun atardamarı (şah damarı) baskı yeri

2-Köprücük kemiği üzeri      : Kol atardamarı baskı yeri

3-Koltukaltı                           : Kol atardamarı baskı yeri

4-Kolun üst bölümü               : Kol atardamarı baskı yeri

5-Kasık                                  : Bacak atardamarı baskı yeri

6-Uyluk                                  : Bacak atardamarı baskı yeri

 

 Kanamalarda üçgen bandaj uygulaması nasıl yapılmalıdır?

Üçgen bandaj, vücudun değişik bölümlerinde bandaj ve/veya askı olarak kullanılabilir. Üçgen bezin tepesi tabanına doğru getirilip yerleştirilir, sonra bir yada iki kez daha bunun üzerine katlanarak istenilen genişlikte bir sargı bezi elde edilmiş olur.

 

Elde üçgen bandaj uygulama:

 

Parmaklar, üçgenin tepesine gelecek şekilde el üçgen sargının üzerine yerleştirilir. Üçgenin tepesi bileğe doğru katlanır. Elin sırtında, üçgenin uçları karşı karşıya getirilir ve çaprazlanır, bilek seviyesinde düğümlenir.

 

Ayağa üçgen bandaj uygulama:

 

Ayak, üçgenin üzerine düz olarak, parmaklar üçgenin tepesine bakacak şekilde yerleştirilir. Üçgen bandajın tepesini ayağın üzerinde çaprazlayacak şekilde öne doğru getirilir. İki ucu ayak bileği etrafında düğümlenir.

 

Dize üçgen bandaj uygulama:

 

Üçgenin tabanı dizin 3-4 parmak altında ve ucu dizin üzerine gelecek şekilde yerleştirilir. Dizin arkasından uçları çaprazlanır, dizin üstünde uçları düğümlenir.

 

Göğse üçgen bandaj uygulama:

 

Üçgenin tepesi omuza yerleştirilir ve tabanı göğsü saracak şekilde sırtta düğümlenir. Bu düğüm ile üçgenin tepesi, bir başka bez kullanılarak birbirine yaklaştırılarak bağlanır.

 

Kalçaya üçgen bandaj uygulama:

 

Üçgenin tabanı uyluğun alt kısmının etrafında düğümlenir, tepesi ise belin etrafını saran bir kemer yada beze bağlanır.

 

 

Hangi durumlarda turnike uygulanmalıdır?

Çok sayıda yaralının bulunduğu bir ortamda tek ilkyardımcı varsa (kanamayı durdurmak ve daha sonra da diğer yaralılarla ilgilenebilmek için),

Yaralı güç koşullarda bir yere taşınacaksa,

Uzuv kopması varsa ve baskı noktalarına baskı uygulamak yeterli olmuyorsa

Turnike uygulaması kanamanın durdurulamadığı durumlarda başvurulacak en son uygulamadır. Ancak eskisi kadar sık uygulanmamaktadır. Çünkü, uzun süreli turnike uygulanması sonucu doku harabiyeti meydana gelebilir yada uzvun tamamen kaybına neden olunabilir.

 

 Turnike(Boğucu Sargı) uygulamasında dikkat edilecek hususlar neler olmalıdır?

Turnike uygulamasında kullanılacak malzemelerin genişliği en az  8-10 cm kuvvetli ve esnemeyen olmalıdır.

Baskı noktasına bir elle baskı uygulamaya devam etme,

Diğer eline geniş kuvvetli ve esnemeyen materyali alma,

Şeridi yarı uzunluğunda katlama, uzuv etrafına sarma,

Bir ucu halkadan geçirip çekme ve iki ucu bir araya getirme,

Baskı noktasında basıncı kaldırma ve kanamayı tamamen durduracak şekilde sıkı bir bağ atma;

Geniş sargı uygulama

Sargının içinden sert cisim (kalem gibi) geçirme ve uzva paralel konuma getirme

Kanama durana kadar sert cismi döndürme, kanama durduktan sonra daha fazla sıkılmaz

Sert cismi uzva dik konuma getirerek sargıyı çözülmeyecek şekilde tespit etme.

Hasta/Yaralının elbisesi üzerinde, hasta/yaralının adı ve turnikenin uygulandığı zamanın (saat ve dakika) yazılı olduğu bir kart iğneleme

Çok sayıda yaralı olduğunda, yaralının alnına rujla veya kalemle “turnike” veya “T” harfini yazma

Turnike uygulanan bölgenin üzerine hiçbir şey örtülmez. Pansuman ve Turnike görülecek şekilde battaniye ile sarılır.

Turnikeyi 15-20 dakika aralıklarla gevşetme sonra tekrar sarma.

Turnike, kol ve uyluk gibi tek kemikli bölgelere uygulanır, ancak önkol ve bacağa el ve ayağın beslenmesini bozabileceği için uygulanmaz. Uzuv kopması durumlarında, önkol ve bacağa da turnike uygulanabilir.

 

 

El ve ayak kopmalarında turnike nasıl uygulanır?

Kaza ve yaralanmalarda atardamar yaralanmalarına neden olarak ölüme yol açmaktadır.

 

Hasta/Yaralı sırtüstü yatırılır,

Hasta/Yaralının bacakları 30 cm kadar yükseltilir,

Kopmuş olan uzvun kanama kontrolü yapılır, tampon yapılır ve baskı noktalarına bası yapılır. Bu önlemlerle kanama kontrol edilemiyorsa turnike uygulanır,

Turnike uzvun koptuğu bölgeye en yakın olan ve deri bütünlüğünün bozulmamış olduğu bölgeye uygulanır.

Kopmuş uzuv parçası, su geçirmeyen bir temiz plastik torbaya konur.

Daha sonra kopmuş uzuv parçasının konduğu plastik torba ağzı kapatıldıktan sonra, içerisinde 1 ölçek suya 2 ölçek buz konulmuş ikinci bir torbaya yada kovaya konulur. Bu şekilde, kopmuş uzuv parçasının buz ile direkt teması önlenmiş ve soğuk bir ortamda taşınması sağlanmış olur.

Torbanın üzerine kopan uzuv parçasının sahibine ait kimlik bilgileri kaydedilir ve yaralı ile aynı araca konarak en çok 6 saat içerisinde sağlık kuruşuna sevki sağlanır.

 

 

İç kanamalarda ilkyardım:

İç kanamalar, şiddetli travma, darbe, kırık, silahla yaralanma nedeniyle oluşabilir. Hasta/yaralıda şok belirtileri vardır. İç kanama şüphesi olanlarda aşağıdaki uygulamalar yapılmalıdır.

 

Hasta/yaralının bilinci ve ABC si değerlendirilir,

Üzeri örtülerek ayakları 30 cm yukarı kaldırılır,

Tıbbi yardım istenir (112),

Asla yiyecek ve içecek verilmez,

Hareket ettirilmez (özellikle kırık varsa),